7- Seyahatnamelerde Kürtler ve Kürdistan

Yazının tamamını dosyalar menüsünden indirebilirsiniz.

Seyahatnamelerde Kürtler ve Kürdistan
İnsanoğlu doğumundan itibaren çevresini merak etmiş ve yakın çevresini anlamaya çalışmıştır. Yetişkin olduğu zaman ise uzak çevresini keşfetmek için bulunduğu yerden ayrılarak değişik amaçlarla gezmeye ve gezip gördüğü yerleri yazmaya başlamıştır. İlkçağdan itibaren Eski Dünya kıtaları arasında gezme ve yazma faaliyetleri başlamıştır. Değişik amaçlarla gezen insanlara seyyah, seyyahların yazdığı eserlere ise seyahatname adı verilmiştir.
İnsanlar değişik amaçlarla seyahat etmiştir. Mesela bazı Müslümanlar devlet tarafından yol tespiti yapmak, vergi toplamak veya güvenliği sağlamak için görevlendirilmiştir. Elçilik görevi yapan diplomatlar vardır. Bunların yazdıkları önemli bir yekun tutmaktadır. Az da olsa İslam davetçileri davet amacıyla yola çıkmış ve gördüklerini yazmıştır. Hacc görevi için yola çıkan seyyahlar hacc yolu hatıralarını paylaşmıştır. Kişisel merakla yola çıkan ve ömrünü seyahatte harcayan meraklı muhteris seyyahlar vardır. Batılı seyyahların bir kısmı ise Yahudi ve Hristiyan misyonerlerdir. Sonuç olarak değişik amaçlarla doğulu veya batılı çok sayıda insan bir şekilde seyahat etmiştir.
Bu bildiride Seyahatnamelerde Kürtler ve Kürdistan konusu ele alınacaktır. Kürtler tarihleri boyunca İran’ın batısı, Irak’ın kuzeyi ve Türkiye’nin doğusunda yaşamıştır. Büyük Selçuklular devrinde ilk defa İran’da Kürtlerin yaşadığı bölge için idari anlamda Kürdistan ismi kullanılmıştır. 19. Yüzyılda ise batılı seyyahlar bu bölge için yaygın olarak Kürdistan ismini kullanmıştır. Kürdistan coğrafi olarak üç ana kıta arasında merkezi bir yer teşkil ettiği için doğu batı arasında seyahat eden seyyahların yolu Kürt coğrafyasına düşmüş bir şekilde Kürtlerden ve Kürdistan’dan söz etmişlerdir.
Müslüman seyyahlar 10. yüzyılda itibaren az da olsa Kürtler hakkında bilgi vermiştir. XII. Yüzyıldan itibaren seyahatname sayısında bir artış olmuştur. Batılı seyyahlar ise özellikle XIII. Yüzyılda Avrupa devletlerinin Moğollara elçi olarak gönderdiği diplomatlardır. Bunlar Marko Polo ve Rupruktur. Avrupa’da hatıralarını yayınlamalarıyla birlikte doğu daha çok merak edilmiş ve seyyah sayısında artmış olmuştur. Bildirimizde Kürtlerle ilgili bilgi veren seyahatnamelerden kronolojik olarak bilgiler aktaracağız.
El-Biruni (?- 1050)
el-Biruni (?- 1050) Gazneli Mahmud (Afganistan)'la birlikte, onun Hind seferi sırasında Orta Asya ve Hindistan'ı dolaştı. Bu sırada bu ülke az tanınıyordu. Burada gördüklerini, izlenimlerini, bölgenin tanınması açısından önemli bir kaynak olan Kitab fi Tahkik ma li'l-Hind adlı eserinde topladı. Müellif bu eserinde, ülkenin coğrafi ve sosyokültürel durumunu ortaya koyar. Ayrıca da dini ve felsefi görüşlerini, ilim ve edebiyattaki gelişmeleri, kanunlarını sistemini, astrolojiyi açıklar.
Dağların şahit oldukları arasında mağaralarında yankılanan sesler de olmalıdır. Bunlardan biri de Kûrâvend’dir. O, inek şeklindeki bir taştı. Saklandığı yerden çıkarıldı ve Bedir bin Hasnaveyh’in babası Hüseyin’e sunuldu. Çünkü o Mevrâvend ( م و راو ند ) olarak bilinirdi. [Hüseyin] onun içine şarabı koydu ve dilediği kadar içtiği halde ne azalıyor ne de
2

bitiyordu. Akrabalarından bir Kürt (=
ك ر د ي م ن اقا ر ب ه
) ondan bu taşı istedi. Kendisine düşmanının başını getiren kişi olduğu için ona karşı kayıtsız kalamadı. Ardından halkta bu taşla ilgili dedikodular başlayınca [Kürt akraba], taşın sırrını öğrenmek için kırıp ikiye böldü. İçerisinde alınlarından birbirlerinden bağlı altından üzümler sıkan iki insan heykelciği vardı. Adam bunun üzerine kırıp ayırdığı iki parçayı tekrar birbirine yapıştırmak istedi ancak başaramadı.1
 

Yorumlar - Yorum Yaz


Makaleler